aralık - 11 - salı

Kral Davut Bahurim‘e vardığında, Saul ailesinin geldiği boydan Gera oğlu Şimi adında biri lanetler okuyarak ortaya çıktı. Bütün askerler ve koruyucular Kral Davut‘un sağında, solunda olmasına karşın, Şimi Davut‘la askerlerini taşlıyordu. Şimi lanetler okuyarak, “Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!” diyordu,
2. Samuel 16:5-7

Bu gün Tanrı‘nın adaleti hakkında konuşalım. Gerçi dünya o kadar adaletsizlikle dolmuş ki, artık kimse adalete inanmıyor –Tanrı yanıt vermiyor. Kutsal Kitap‘ın mesajı: Henüz değil.
Eski İsrail Kralı Davut‘un yaşamından bir olay bizi bu konuda aydınlatıyor. Şimi adında, milletin gözünde etkili bir adam Kral Davut‘a hakaret ederek onun otoritesine karşı baş kaldırdı. Davut o dönemde Tanrı‘nın lütfunu yaşadığı için Şimi‘den intikam almak istemiyordu.
Daha sonra Davut‘un oğlu Süleyman babasının tahtına oturduğunda Şimi‘nin cezası hala duruyordu. O zamalar cezalarda zaman aşımı olmadığından böyle cezalarda geçerliliğini koruyordu.
Bilgeliğiyle tanınan Süleyman, Şimi‘nin geleceğini kendi kararına bırakıyordu. Ona ceza yerine şartlı tahliye denetimi vermiş ve sınırlarını göstermişti. Sınırları geçmesi halinde ölüm cezasına kendisi karar vermiş olacaktı. Olması gereken olmuş, Şimi basit bir olayla sınırları ihlal edip kendi kararıyla ölüme gitmişti. Tanrı da bugün bize aynı şekilde adaletini gösteriyor ve geleceğimizi kendimizin belirlemesini istiyor. Mesih‘ten yana mı, O‘na karşı mı?
Ya bugün? Tüm insanlar Tanrı karşısında suçludurlar. Gerek Tanrı‘yı gözardı etmek gerekse küçümsemekle. Fakat Tanrı çok sabırlıdır. Kimsenin ezeli kaybolmasını asla istemez. Böylece Tanrı‘nın Mesih İsa‘da sunduğu merhamet teklifini imanla kabul etmek herkesin vereceği kişisel karar olur.