ekim - 21 - cumartesi

Ama düşmanlarım güçlü ve dinç, yok yere benden nefret edenler çok. İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, iyiliğin peşinde olduğum için.
Mezmur 38:19,20

Buradaki ayetler gerçek ve adil olan Mesih‘in dünyadaki yaşamında çektiği acıların karakterini açıkça gösteriyorlar. Kötülük yapmadığı halde haksızlığa uğrayıp nefret edilen birinin durumundan çok, bunca iyilik yaptığı için kendisinden nefret edilip reddedilen birinin durumunu gösteriyor.
Böylece Mesih‘in çektiği acılara, „Doğruluk ve adalet uğruna olan acılar" diyebiliriz. Diyebiliriz ki, iyilik peşinde olan ve adaletli yaşayan kişi nefret ve düşmanlık kazanabilir.
Aslında anlaşılacak gibi değil. Tüm gücünü ve zamanını hasta ve zayıf olanlara harcayan, tanrısal gücünü zor durumlarında kendisine gelenlerin refahı için kullanan Mesih İsa gibi birinden nefret edilip öldürülüyor? Neden?
İnsanın günaha düşmesinden sonra, Tanrı‘ya karşı düşmanlık her insanın yüreğinde yer buldu. İnsanlar karanlığı ışığa tercih ettiler. Bunun için insanlar, Tanrı‘nın beğenisini kazanmış olan mükemmel insan olan İsa Mesih‘e tahammül edemiyorlar.

Mesih‘e daha ilgi göstermemiş birisi bunun deneyimini yapmamıştır. Fakat İncil‘in anlattığı gibi Mesih İsa‘yı düşünen kişi bir karar vermek zorunda kalacaktır. Ya Mesih‘i reddedecek, -çünkü O‘nun doğru yaşamı bizim adaletsizliklerimizi ışığa çıkaracak- yada kurtarıcı olarak kabul edecektir.